KategorilerMüziklerTanıtım

Hohner Marine Band Mızıka Deneyimlerim

Udemy’deki bütün dersler indirime girdiği zaman ansızın bir Mızıka (Harmonica) eğitimine denk geldim ve mızıkaları ve seslerini sevdiğimi fark ettim 🙂

Hemen eğitimi satın aldım. Evimde duran mızıkanın aslında normal bir mızıka olmadığını öğrendikten sonra da, gerçek bir mızıka arayışına girdim. Aslına bakarsanız en rahat müzik aletleri bunlar; kullanımları ve taşıması kolay, fiyatları da gerçekten uygun.

Bu gün sizlere Mızıkalar hakkında bilgi vermek yerine, satın almış olduğum Hohner Marine Band’ı incelemek istiyorum. Yazımın başından da anlayacağınız üzere Mızıka çalmaya yeni başladım o yüzden bu yazımdaki incelememin çoğunda mızıkanın materyalinden ve kullanımından bahsedeceğim.

Bu mızıkanın en önemli özelliklerinden birisi, iç kısmının tahta olması, normalde mızıkaların iç kısmı (en azından şu anda gördüklerimin pek çoğu) plastikten yapılma. Peki şişmeyecek mi? dediğinizi duyar gibiyim. Evet, çok kullanımlarda az da olsa şişiyor. Rahatsızlık verici düzeyde değil gerçi ama, hissetme olasılığınız var. Fakat, bir süre kullanmayıp, kutusunda tuttuğunuz zaman tekrar eski haline geldiğini bu gün fark ettim. Tahta olmasının verdiği dezavantajlardan birisi de, sökülüp temizlenememesi. Yan kısmındaki vidalar açılmıyor ve bu yüzden sökülemiyor.

Peki Tahta olması bu kadar sorun teşkil ederken, niye böyle yapılmış? Tabii ki sesinden dolayı! Sesi gerçekten çok hoş çıkmakta ve kendini hissettirmekte. Yapısı sayesinde de tutmak ve kullanmak çok kolaylaşıyor. Ayrıca yanında verilen özel kutusu sayesinde taşırken veya saklarken mızıkanın kirlenmesini ve zarar görmesini önlüyor.

İlk başlarda aldığınızda ve hiç mızıka deneyiminiz yoksa; bazı notaları çalmak size zor gelebilir. Çaldıkça hem siz alışacaksınız, hem de mızıka açılacak 🙂

Artıları

  • Hohner kalitesi.
  • Dayanıklı yapısı
  • Tutuş, kullanım kolaylığı
  • Uygun fiyat (ülkemizde 100 TL civarı bir fiyata satılmakta)
  • Deliklerin tahta olmasından dolayı kaliteli ve doğal bir ses.
  • Yanında verilen özel kutusu sayesinde taşıması ve saklaması kolaylaşıyor.

Eksileri

  • Sökülüp temizlenemiyor.
  • Çok kullanımlarda tahta kısımlar şişebiliyor ve bazı durumlarda rahatsızlık verebiliyor.

Sonuç Olarak

Bu mızıkayı ben tavsiye ederim, fakat sizi bilemem. Çalmaya bu mızıka ile başladım ve başlarken hiç sorun yaşamadım, yalnız dikkat etmeniz gereken bir şey var, o  da C anahtarlısını almanız, yoksa başlarken sıkıntı yaşarsınız (kaynak eksikliğinden).

Seçimi size bırakmak adına YouTube’daki bu videoyu da yazıma dahil edip, burada bitiriyorum. Sorularınız olursa sormaktan çekinmeyin, okuduğunuz için teşekkürler…

KategorilerBilişimFilm ve DizilerİnternetMüziklerProgramlar

İndirmelimi mi? Almalı mı? iTunes

Başlık biraz garip gelebilir hatta şu anda bana da garip gelmekte fakat yazıyı okuyunca başlığın böyle olması gerektiğini anlayacağınıza eminim. Öncelikle bu başlık neyi anlatıyor onu açıklamaya çalışayım, bir müziği, filmi veya kısaca bir eseri satın almalı mı? Yoksa bu günlerde adına ‘korsan kullanım’ dediğimiz şekilde ücretsiz olarak paylaşılan yerlerden indirmeli mi? Bu gün bunlara ışık tutmaya çalışacağım ve başlık bu yüzden “İndirmelimi mi? Almalı mı?”.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki siz besi ineği veya kaz değilsiniz. İstediğinizi istediğiniz yerden alma hakkınız var ve bunu bilincinde olmalı, kazıklanmamalısınız. Yani daha ucuzu varken; size onu önemli gösterdiklerinden, “kültürlü vatandaş olmak için onu yapmanız gerekiyor” dediklerinden dolayı pahalısını alırsanız kazıklanmış olursunuz. Ve bu pek de hoş bir durum değildir. Kültürlü vatandaş demek her şeyin en pahalısını alıp kendini “sanatçılara saygılı biri” olarak görmek değil; zeki, bilgili ve kültürlü olmak demektir.

Öncelikle size sormam gereken bir şey var. Ve genelde her şey burada başlar. “Kredi kartınız var mı?” banka kartlarından bahsetmiyorum. Bir köşesinde “Visa” veya “Master Card” yazan kartlardan bahsediyorum. Eğer öyle bir yazı varsa şanslısınız, çünkü yakında “kültürlü bir vatandaş” olacaksınız 🙂

Çoğu zaman internete güvenmeyiz. Veya aslında bankaların gereken güvenlikleri sağlamadığından o güvenliği kendimizin sağlaması gerektiğini düşünüp kendimizi hep güvensiz hisseder ve yüksek limitli kredi kartlarımızın başkalarının eline geçmesinden korkarız. Neyse, bu başka bir konu. Fakat neden hala güvenli ortamlardan alışveriş yapmıyorsunuz ki?

iTunes’dan bahsediyorum. Reklam olması açısından değil, Türk sanatçıların da bol bulunduğu, kendi ülkesinden daha ucuza sattığı, Türk Lirası’nı kullandığı ve Türkçe bir altyapıya sahip olduğu için. Şimdi neden iTunes’dan alışveriş yapmamız, neden marketlerden CD / DVD veya kaset almamamız gerektiğini belirteyim, listeleyeyim.

  • iTunes her yerden ucuzdur, hatta kendi ülkesinden bile daha ucuz. Bunun nedeni bilinmez fakat CD / DVD masrafı yapmadığı için veya Türkiye’ye daha yeni açıldığı, bu yüzden de pazardan pay almaya çalıştığı için diyebiliriz.
  • iTunes’da gıcık ve tamamen saçma olan kopyalama engelleri yoktur. Bu sayede müziği veya filmi istediğiniz aygıtınza kopyalayabilir, CD’ye aktarabilir veya 5+1 ses sisteminizden dinleyebilirsiniz.
  • iTunes’a eklenen parçalar kaliteli ortamlarda kayıt edilmiş, stereo ve kaliteli parçalardır. İyi bir ses sisteminden veya kulaklıkla dinlediğiniz zaman aradaki farkı hemen anlarsınız.
  • CD / DVD gibi kırıldı, kayboldu derdi yoktur. İnternete bağlı olduğunuz her yerde indirip dinleyebilir, izleyebilirsiniz fakat iTunes haklı olarak ortak hesap kullanımlarını engellemek için bir hesabı sadece 5 aygıta bağlama yani bir hesaba sadece 5 aygıttan bağlanma sınırı koymuştur. Bu aygıtlara örnek verecek olursak bilgisayarınız, iPhone / iPad /iPod cihazları veya Mac bilgisayarlarınız olabilir.
  • iTunes kullanabilmek için illa iPod / iPad veya iPhone’a sahip olmanız gerekmez. Bilgisayarınıza indirebileceğiniz iTunes programı sayesinde siz de bu ayrıcalıklardan faydalanabilirsiniz.
  • Teknik destekleri çok iyi. Türkiye’deki gibi aslında bilmeleri gerekirken veya hali hazırda zaten söylediğiniz bilgileri sizden tekrar isteyen destek ekipleri yok. Giriş bile yapmadan destek ekibine sadece kullanıcı adınızı verdiğinizde satın aldığınız veya indiremediğiniz albüm hakkında bilgi sahibi olabilir, sorun çıkarabilirsiniz 🙂 Sadece biraz İngilizce bilmeniz gerekiyor ki eminim yakında o zorunluluğu da kaldıracaklar.

İşte burada listelediğim sebeplerden sadece bazıları, “neden marketlerden değil” de iTunes’dan alışveriş yapmanız gerektiğini açıklıyor. Peki kredi kartınız yoksa ne yapacaksınız? Marketler mi alışveriş yapacaksınız? Hiç tavsiye etmiyorum. Onun yerine müziklerin bol bulunduğu dosya paylaşım servislerinden bir premium hesap alıp korsan kullanın daha iyi. Çünkü artık ‘Türk Sanatçıları’ saçmalamaya başladı. Emeğe saygı deyip dünyadaki her yerden pahalı albümleri veya filmleri almamızı bekliyorlar. Yine de emeğe saygı diyorsanız, kabulümdür, ona uygun olarak şunu önerebilirim:  tanıdıklarınıza nakit verip onların kredi kartlarından alışveriş yapabilirsiniz. Ek kart dedikleri meret sayesinde kart bilgileriniz çalınmadan veya kartınızdan çok çekeceklerini düşünmeden güvenle alışveriş yapabilirsiniz. Bunun için bankanıza danışmanız veya internet şubesini ziyaret etmeniz gerekecek. Mobil cihazlarınız var ise onlara özel eklentiler de mevcuttur.

Pekiii neden ben bunu yazdım, neden iTunes’u tanıttım? Listeleyeyim ki daha rahat bakılsın;

  • Kazıklanmayın diye,
  • Türk Sanatçılarına yaptıklarının yanlış olduğunu göstermek ve sonradan siz gösterin diye,
  • Daha ucuzunun olduğu ve bu zamana kadar bilmediğinizden dolayı hayıflanasınız diye,
  • Bazı ayrıcalıklardan faydalanın diye,
  • Tahminimce Türkiye’ye yeni açıldığından dolayı bu kadar ucuz olan iTunes’un indirimlerinden faydalanın diye,
  • Kültürlü insan olmak için daha farklı yolların olduğunu da bilin, kültürlü insan olmak için kazıklanmayın diye,
  • Sanatçıya, emeğe saygı derken kazıklanmayın, daha ucuzunu alarak da saygı gösterebileceğinizi bilin diye,
  • Bunca zamandır güvenmediğiniz internetin aslında güvenli olduğunu bilin diye.

İyi günler dilerim …

KategorilerBilgisayarBilişimFilm ve DizilerİnternetMüzikler

Engellerden Hoşlanmıyoruz. Daha Ucuzu Varken Kazıklanmak İstemiyoruz

Artık her gün karşılaşmaktayız bu engellerle. Çok gıcık bir hal almaya başladı . Yok sen bunu paylaştın, engelleyelim. Yok o bunu paylaşmış engelle vs. vs.  Bir de “Korsana hayır !” diye bir şey  çıktı.

Örnek vermek gerekirse, bir film sitesini ele alalım. “Korsana hayır !” başlığı altında bir çok siteyi engelliyorlar. Tamam. İyi, hoş, güzel sanatçılarımızı, emekleri koruyorsunuz da, öncelikle kendinize bir sormalısınız; “Neden korsan kullanıyor bu millet?“, “Neden bu siteler bu kadar rağbet görüyor?“, “Neden bu kadar site var?”. Bana göre; bunların bir-iki genel nedeni bulunmakta.

Birinci ve temel neden en pahalısını yapıyor ve satıyoruz. Herkes biliyor ki, ülkemiz bu konuda  en pahalısı. Rakip tanımıyoruz.  Albüm, film, kitap vs… fiyatları konusunda. Kolay yapılmadığını ve bir sürü emek harcandığını biliyoruz, anlıyoruz.  Ama neden bu kadar pahalı satıyorsunuz? Bir albümün buradaki fiyatı 20-30 TL. Aynı albüm yurt dışında veya yine yurt dışından bir firmaya ait olan internet sitelerinde   10-15 TL. Üstelik tek tek satın alma olasılığınız da bulunmakta.

Geçenlerde bir albüm almak için iTunes dediğimiz gavur malı bir siteye giriş yaptım.  Burada fiyatı 30-35 TL olan 29 parçalık bir albüm 5 TL idi. Hem de tamamen orjinal, üstelik DVD’lerde bulunan şu gıcık kopyalama engelleri de yok. Ek olarak tek tıkla indirip, dinleyebiliyor ve yine tek tıkla, bilgisayarınıza kayıt edip bir USB aracılığı ile istediğiniz yerde dinleyebiliyorsunuz. Hiçbir engel yok ! Siteye üye olduğunuzdan dolayı da istediğiniz bilgisayardan giriş yapıp yine istediğiniz gibi dinleyebiliyor, bilgisayarınıza bir şey olduğunda müzik arşivim gitti diye üzülmüyorsunuz.

Fakaaat; ülkemizden aldığınız DVD’leri çok yüksek meblağlar vererek alıyorsunuz. Sadece DVD ile dinleyebiliyorsunuz. DVD kırılınca, kaybolunca, çalınınca, yok olunca doğal olarak verdiğiniz para da, onu alabilmek için harcadığınız zaman ve emek de boşa gidiyor. İşgüzarın biri de çıkıyor; Neymiş “Emeğe saygı duyalım”, “Korsana hayır !” zırvalığı yapıyor. Yazıktır.

Sonra da korsan kullanımı doğal olarak artıyor. Eğer ki, yukarıda da anlattığım gibi fiyatları yüksek tutmasalar, iTunes ve diğer yabancı siteler gibi daha az ücrete daha kaliteli ve daha iyi koşullarda albümler satılsa, inanın kimse korsan kullanmaya yeltenmez. Sanatçılara bizim de saygımız vardır. Herkes  iyi sanatçılar, iyi eserler görmek  ve desteklemek ister. Fakat bir esere de, daha az bir ücret ödeyip alabilecekken tutup da, normalin üstünde bir meblağ ödeyip satın almak istemez.

(Yukarıdaki yazdıklarım tamamen benim kişisel düşüncemdir. Burada insanları korsana teşvik etmeye değil, onların açık açık kazıklanmasını engellemeye çalışıyorum. Ayriyeten  bu yazıdan dolayı doğabilecek hiçbir sorumluluğu da kabul etmiyorum. Bu yazı tamamen bilgilendirme amaçlıdır.)

KategorilerMüzikler

The Good, The Bad, The Ugly Film Müziği

The Good, The Bad, The Ugly yani İyi, Kötü, Çirkin. Amerika’da eskiden yaşanmış olayı anlatıyor. Hani bizim bildiğimiz Vahşi Batı tarzı. İşte bu müzik o filimin müziğidir. Keyifle dinleyin …

[dewplayer:http://aveleen.com/music/good_bad_ugly.mp3]

Müziği tartışılmaz güzel. Filiminin ise IMDB deki oyu 9.0/10. Filimini internetten aramayın çok zor bulursunuz. Ben sizin için buldum. Bu adresten filimi izleyebilir veya Tek Link İndir ile indirebilirsiniz. Link sağlamdır kotrol ettim.

Düzenleme: Eskiden Bu adresten dediğim yerde sağlam bir link vardı ama ne oldu dersiniz? Site mahkeme kararı ile kapatıldı ve o eski film artık kayıp oldu. Neyseki bir kaç kopyası bizde hala duruyor. İleride paylaşılacaktır. Engellere Karşı El Ele …

KategorilerMüzikler

Dombıra

Evet arkadaşlar bu gün Arslanbek Sultanbekov ‘un Söylediği Dombıra türküsünü paylaşıyorum. Dinleyin ve güzelliğini görün…

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=yPsUxLLeV1E]