Verileri almam biraz zor oldu. Önceki verileri aldığımı anlayıp güvenliği arttırmışlar. Sızmam biraz zor oldu. Bölüm -1
13:40 Pazartesi
Öğle yemeği olarak 1 hafta önce bir marketten stokladığımız konserve yiyecekler var. Tadları hala iyi durumda. Konserve kutularını atmayıp içine bir silah mağzasından aldığımız barutları doldurup içine de minik bir alarm koyuyuoruz. (Alarmlarda o mağazadan.) Atmadan önce fitili yakıp alarmı çalıştırıyoruz ve zombiler oraya gidiyor. Ortalama 30-40 saniye boyunca ötüyor ve sonra patlıyor. Buna zombi-savar adını verdik. Çok işimize yarıyor.
15:40 Pazartesi
Hava kararmaya başladı ve Assassin adını verdiğimiz kişiler (Zombilerden kaçabilen ve gizlice gözetleme yapıan kişiler, muhbiler.) bize bilgi getirdi. 5 kilometre uzakta sığınma sorunu olmayan. Elektrik bağlandığında çalışacak olan kameraları ve güvenlikli kapıları varmış. Tek sorun içinde ne olduklarının bulunamaması ve içeriye nasıl girileceğinin bilinememesi. Üstünde yazan yazı ise aynen şöyleymiş. Faraday Özel Araştırma Binası. – Siviller Giremez sanırım böyle bir bina hatırlıyorum. Aslında önünde bir ev gibi bir şey vardı. Gizlenmesi için. Ama bizim Assassinlerimizden kaçmaz Binanın adı garip geliyor.
17:45 Pazartesi
En kötü şey meraktır. Hava tam olarak karardı ve o güzel merağımızdan dolayı binanın yanına gidiyoruz. Yanımıza aldığımız zombi-savarlar sayesinde yolda rahat rahat gidiyoruz. Tek sorun dar sokaklardan geçerken oluyor
ama yanımızda Vurucu larımız var. (Tek kelimeyle head-shot atan kişiler. En çok ekipmanı doğal olarak onlara veriyoruz. Ama onlarda pek fazla zombi-savar yok. Onlar sadece vurucu.) Vurucularımızın silahlarında olan susturucu sayesinde ses çıkarmadan gezen dingil zombileri haklayabiliyoruz. Ben Boss olarak geçiyorum. (Yani patronum.) Şu anda ekibimizide size söyleyeyim.
- Boss (İstediğim her şeyi yapabilirim. Beyin benim ve benim dediklerime uyarlar. Elimde tam otomatik bir silah ve sırt çantamda birsürü mermi ve sniper silahı var. Belimde ise silah marketinden aldığım bir katana var.)
- Assassin (Her türlü yerden geçerler. Kıvraktırlar. Tırmanırlar, zıplarlar, atlarlar. El tabancası, 50 adet mermi ve bir bıçaktan başka bir şey taşımazlar.)
- Vurucu (Silahlarıyla zombileri affetmezler. Çantalarında bir adet uzun namlulu silah veya uzi türü silahlar veya keskin nişancı tüfeği taşırlar. Ekstra olarak ortalama 200-300 adet mermileri vardır.)
- Bombacı (zombi-savar ve el bombası taşırlar. Sırtlarında bir çanta dolusu bomba ve üstlerindede en azından 5-6 adet hızlıca kullanabilmek amaçlı el bombası bulundururlar.)
- Yakın (Ellerinde sopa, kılıç, katana gibi şeyler bulunur. Kafaları bedenlerden ayırmaya yararlar. Taşımaları gereken pek bir şey yoktur. O yüzden su ve yiycek çantası verilir.)
- Bilim Adamı (Heryeri dekore ederler. Birçok şey bilirler ve üretim, yapım anlamında çok şey yapabilirler. Tek sorun silah bile tutamazlar. Çantalarında bir sürü alet-edevat vardır.)
Ekstra olarak herkesin bir adet küçük telsizi ve fazla ses çıkmasın diye kulaklıkları var. Ekipmanımız bu kadar. Ekstra olarak hiçbir şey yapamayanlar içinde Survivor grubumuz var. Dışarı pek çıkmaz sadece taşımacılık yaparlar.
Herşeyi anlattım. Burada mağaza ile anılarımızı diğer yazımda paylaşmayı düşünüyorum. Eğer yapabilirsem 2 güne kadar paylaşırım.
2 güne kadar paylaşılamayabilir çünkü diğer kısımlar başka bir bilgisayarda. Sızmam gerek yine. Dediğim gibi işim zor. Yorumlarla teşvik edebilirsiniz. Sağlıcakla kalın.
Sitemize reklam alımını başlatmış bulunmaktayım. Reklamlarımız iki kategoride sunulmaktadır ve fiyatları herkese uygundur. Bu kategoriler Text Reklam ve Banner Reklam olarak ikiye ayrılmaktadır. Fiyatlarımız Aylık olarak belirtilmiştir. Devamını oku…
Etiketler:
Sitemizin PageRank değeri artık 2 ye yükselmiş durumda !
PageRank değerimiz 2 olduğundan dolayı an itibariyle Reklamların ve Sitemizdeki linklerin değeri artıyor. Bu sayede sizde kazanıyorsunuz. Eğer siz bizden Link veya Reklam almak istiyorsanız. Sitemizin Reklam bölümüne bakabilirsiniz … Oradan reklam alabilir ve backlink elde edebilirsiniz …
Etiketler:
İstediğiniz her türlü ASP, ASP.Net, JavaScript, Delphi kodlamaları size özel olarak yaptırılır. Genelde bunlar pahalı işlerdir ama emek çok fazladır.
Diyelim ki bir reklam sistem kuracaksınız. Reklam Vermek isteyecekler gelecekler ve reklam verecekler. Reklamların istatistikleri tutulacak ve reklamveren kendi hesabından bunları görebilecek. Reklam yayınlamak isteyen kişiler de kendilerine özel hesap açıp reklam kodlarını alarak başlayacaklar yayın yapmaya. Hoş bir tasarım ve kesinlikle kod hatasız sahtekarlığı önleme ile birlikte. Bilirsiniz sahtekarlığı önlemek çok zor iştir çünkü bir sahtekar gibi düşünebilmek ve onun nasıl ve nereden saldırabileceğini tahmin edip güvenlik önlemlerini almak lazım.
Siz hiç yorulmayın. Bu işlemleri bizim programcımız sizin yerinize yapar ve size gönderir. Sizin tek yapacağınız ise paraları saymak olur.
Bu sistem Google’ın Reklam sistemine benzedi değil mi? Aynen Google gibi sahtekarlığı da önlüyor. Google bu yazılımı yaptırmak için neredeyse her çalışanına büyük miktarlarda para verdiğini biliyorsunuz. Tamam onlar kadar yüksek derecede bir sistem yapamayabiliriz çünkü bizim onlar gibi bot çeken yazılımlarımız yok. Ama emin olun ki onlar kadar güvenlikli ve onlar kadar sağlam bir yazılım yazıp, onlardan daha ucuza size verebiliriz.
İsteklerinizi info@evrimaltay.net adresi üzerinden bize bildiriniz. Detaylı olarak özellikleri verirseniz biz size fiyatı veririz. Ama bize basit şeylerle gelmeyin. Bizim yapacaklarımız basit bir iletişim formu değil bir iletişim sitesidir …
Kolay Gelsin …
Referanslar;
ASP ve JavaScript (Şu Anlık Sadece IE): http://www.ykmtarim.com (Kodlayıcı Sadece Internet Explorer Özelliği Vermiş diğerlerini istememiş)
Delphi: Kendi Yaptığı bir Program: http://www.evrimaltay.net/software/tr veya http://www.altaytr.com
01:30 – Pazartesi
“Dış kapıdan sesler geliyor. Ne olduğuna bakmaya bile korkuyorum. Değişim geçirdiler. Artık Zombi bile değiller. Değişik bir yaratıklar. Şehirdeki tüm canlıları yok ettiler ve aç kaldılar. Şimdi değişiyorlar. Aç kalınca nasıl değişebilirler ki? Bazıları büyüdü, bazıları hızlandı. En kötüsü bazılarının zekası gelişti. Hiçbir şekilde ses çıkartmamaya çalışıyorum. Varlığımı sanırım unuttular. Eğer sesimi duyuyorsanız lütfen bana yardım edin.” şeklindeki telsiz konuşması Pazar günü saat 22:05 sıralarında geldi. Kişiye geri dönmemize rağmen bir cevap alamadık. Şu anda telsiz frekansının kaynağını ve yerini tespit etmeye çalışıyoruz. Eğer dediği doğru ise durumumuz çok vahim.
04:40 – Pazartesi
Adresi tespit ettik ve yer altındaki kanalizasyon boruları sayesinde evin altına ulaştık. Hiç bir ses çıkarmamaya çalışıyoruz. Ve dikkatli yürüyoruz. Değişim geçirmiş farelerden başka hiç bir canlı göremedik.
05:09 Pazartesi
Telsiz konuşmasının yapıldığı yerin altındayız. Değişik ve hiç zombiye benzemeyen bazı sesler geliyor ve en önemlisi insan sesine tam olarak benzemeyen ama yinede konuşmalarını anladığımız, emir verir gibi konuşan birisi var. Dediği şu: “Bulun Onu, Bulun Onu!”. Demek ki sağ kalan kişinin bir şansı var demektir. Onlardan önce gitmeye çalışacağız ama bunu bir tuzak ihtimali olup olmadığını da anlamak zorundayız çünkü konuşabilen bir zombi varsa bizim yerimizi bulabilecek veya açlığını dindirmek için ölü birinin telsiziyle tuzak yardım çağırısı yapmak isteyen bir zombi olabilir.
05:20 Pazartesi
Adamlarımla bir toplantı yaptık ve gitmeye karar verdik. Eğer bir yaşayan birisi var ise bize yardımı dokunabilir. Gizlice dışarı çıktık ve sessiz bir şekilde evin içine girdik. Gözlemlerimize göre zombiler konuşmayı yapan kişiyi başka yerde arıyorlar. Bir şansımız olabilir.
05:35 Pazartesi
Evin içine girdik. Güzel döşenmiş ve daha yapısı bozulmamış bir ev. Bazı masalar kırılıp kapı, ve pencerelere destek sağlanmış. Eve girerken kapının sağlamlığı yüzünden kapının kilidini bir toka yardımıyla açtık. Zaten kırıp ses çıkarmaya da bir niyetimiz yoktu. Eve girerken birisinin senin duyduk. Odanın kapısı kapandı ve bir klik sesi duyuldu. Adamlarım oraya gidiyor.
05:40 Pazartesi
Konuşmayı yapan kişiyi bulduk. Zayıf ama zarar görmemiş durumda. Dışarıyı dikkatlice gözleyip geldiğimiz yoldan geri gidiyoruz. Kanalizasyona girdik ve bizi görüp de peşimizden gelmemeleri için kapağı zincirledik. Bazı sesler duyuyoruz ama yukarıda arabaları kemirmeye çalışan zombilerden başka bir şey değil. Çığlık yok. Et sesi yok.
06:25 Pazartesi
Üssümüze geldik ve karnımızı doyurduk. Umarım yerimizi bulmamışlardır. Tam olarak 43 kişiyiz ve erzağımız iyi durumda ortalama 1 ay boyunca rahatça yaşayabileceğiz sanırım. Tabi bir baskın yemez isek.
Bu metinler çok eskiden yaşanmış olaylardır ve bir sağ kalan tarafından yazılmış, yok edilmeye çalışırken alınıp paylaşılmıştır. Bazı şehirler bu tür durumlardan dolayı çok fazla insan kaybettiler ve bu olaylar örtbas edildi. Yazarın diğer anıları paylaşılacaktır. Devamını bekleyin …
İyimserlik iyi bir şey midir? Bazı zamanlarda kötümser olmak mı gerekir? Diye başlıyorum yazıma.
İyimserlik tabi ki iyi bir şeydir. Ama bazı durumlarda da kötümser olabilmek lazımdır. Eğer düşüp zarar gördüğünüzde ve başınız kanadığında bunun küçük bir yara diye geçiştirmek yerine biraz da daha kötü şeyleri düşünüp tedbir almak lazım. Şimdi diyeceksiniz ki “düşünürsen olur.”. Bu söze güvenip bana bir şey olmaz demeyin.
Şimdi başka bir konuyu ele alalım. Bu konu da benim çok ele almak istediğim bir konuydu ve şimdi başlıyorum. Çalışkanlık? Tembellik? Hangisi daha iyi? Tabiî ki cevap Çalışkanlık ama dozunda çalışkanlık yani argo kelimeyle ineklemek, günlerce çalışmak değil. Günde standart bir zaman diliminde kendimizi tamamen çalıştığımız işe vererek çalışmak. Eğer bu şekilde çalışırsanız zaten daha uzun bir zaman çalışmanıza gerek kalmaz. Zaten insanların bir şeyde verim alabilme limiti vardır. Yani bir kişi 5 saat ders çalışsa onun özelliğine göre (inek mi/ tembel mi) 5 saatin tamamından verim alamayabilir. (Veya alabilir ayrı bir durum.). Ama tembellik tabi ki kötü bir şeydir. İyi olan Tembellik ile Çalışkanlık arasındaki yerde kalabilmektir. (ki bunu çoğumuz yapamıyor)
İşte burada bazı kişilik özelliklerinden bahsetmeye çalıştım. Özet vermek gerekirse. İyimser bir insan olacaksın ama “düşünmezsen olmaz” sözüne kapılıp gitmeyeceksin. Geceni gündüzüne katıp çalışmayacaksın. Standart ve eşit aralıklar ile dikkatini vererek ders çalışacaksın. Bunları yaparsan. Süper insansın sen …
Evrim Altay KOLUAÇIK
İnsanın yaptığı işte en iyisi olması gerekir.
Eğer siz nitelikli insan değilseniz bu dediğimi tabi ki yapamazsınız çünkü nitelikli insan yaptığı işi severek yapan insandır. Bir işi iyi yapmak da o işi severek yapmak değil midir? İnsanlar küçüklükten itibaren olmak istedikleri meslekleri seçerler. Başarısız olanlar vardır. Onlar bulabildikleri bir işte çalışmaya başlarlar. Ama önceden seçtiği mesleği tercih eden veya severek, isteyerek yapan kişi nitelikli insan sınıfına girer ve o insan hayatta hep mutlu olur.
Peki siz yaptığınız işi severek mi yapıyorsunuz? Yoksa bulduğunuz bir işi “iş iştir” diyerek mi yapıyorsunuz? Önemli olan bir işi “iş iştir” diyerek yapmak değil. “Bu iş bana göre iştir” diyerek yapabilmektir.
Bazı işler de vardır. Amaç para kazanmak değil hobidir. Orada işi insan severek yapar. Amacı para kazanmak değil zevk almaktır. O kişiler de nitelikli insan sınıfına girerler.
En önemlisi insanların yaptıkları işi keyif alarak yapmasının yanında gururlanarak yapmasıdır. Yani bir insan çöpçü dahi olsa onu gururlanarak yapmalıdır. Veya bir pazarcı, esnaf yani herkesin; işini gururlanarak, kaçmadan yapması önemlidir. Düşünün çöpçüler olmasa sokaklar ne hale gelirdi veya bir pazarcı olmasa en taze, en ucuz meyveleri nereden alabilirdik? İnsanların hayatta birçok gereksinimi vardır ve o gereksinimleri tek başlarına yerine getiremeyeceğinden dolayı çeşitli meslek grupları oluşmuştur. Bir insan mimar iken, buğday yetiştiremez, elektrik üretemez, hastalandığında kendi kendini tedavi edemez veya bir pazarcı tutup bir yazılım firması açamaz. Meslekler önemlidir ve insan yaptığı işi, mesleği gururlanarak yapar; işini severse, en iyi yapar.
Yeteneğiniz ne ise o işi yapmanız önemlidir. Eğer o işi bulamadıysanız yaptığınız işi severek, gururlanarak yapın ki iyi olmaya, en iyi olmaya çalışın. Unutmayın, toplumda size de ihtiyaç var …
Evrim Altay KOLUAÇIK
Burada basit bir elektromıknatıs yapımını anlatacağım. Bir demir parçasının etrafından elektrik akımı geçirirseniz demir, elektromıknatıs adını verdiğimiz geçici bir mıknatıs haline gelecektir. Elektrik akımı durur durmaz elektrik akımı da işlemez olur. Devamını oku…
Bu Sefer içimden geçen bir Video Scripti idi. Bir önceki Script’imde yaptığım URL alma yöntemini bu Script ile birleştirdim. Player’ı ve veritabanını değiştirdim. İşte size YouTube’dan Video Çekebilen bir Script … Devamını oku…
Çizmeli Kedi, bazılarınız Shrek’den tanırlar bu kediciği. Biz ise bu kedinin kendini tam anlamıyla kendini anlattığı filmini inceliyoruz. Devamını oku…